"Enter"a basıp içeriğe geçin

Alkolik Ailesi İçin El Kitabı

Ailenin alkolizmin yol açabileceği duygusal yıpranmalara karşı en etkin silahı.bilgi sahibi
olmak ve uygulamaya geçebilecek cesarete ulaşmaktır.
Aile dışından alkoliklere yardımcı olan kişiler,aileden birinin alkolik olması halinde aynı
yetkinliği gösteremeyebilirler.Bu özellikle eşlerden birinin alkolizmi söz konusu olduğunda
daha belirgindir.
Bir tedavi programı uygulanacaksa,ona en yakın kişinin alkoliğin kendisinden daha çok
yardım ve desteğe ihtiyacı vardır. Alkolizm yakın aile çevresi üzerinde yıpratıcı duygusal
etkisi olan bir hastalıktır.Alkoliğin durumundan en çok etkilenen eş,ana,baba,kardeş ve
çocuklardır.Bu kişiler duygusal olarak ne kadar çok etkilenirlerse alkoliğe yardım etmeleri o
denli zorlaşır.Hatta bu durumda yardımcı olmak yerine zararlı olmaları söz konusu olabilir.
Örneğin kadın evlilikteki sorunların nedeni olarak suçlanabilir.Ve sonunda kadın bu
suçlamaların doğru olduğuna inanmaya başlayabilir.
Ancak alkolizm bir hastalıktır Kadın kocasının tüberkiloz yada şeker olmasından ne kadar
sorumluysa alkolizminden de o kadar sorumludur .Bu güne kadar hiçbir kadın kocasını
alkolik etmemiştir. Ve dolayısıyla tedavisinden de o sorumlu tutulamaz. Ancak bilgisizliği
yüzünden kadın hastalığın fark edilmemesine yol açabilir. Yeteri kadar anlayış ve cesaret
gösterememekle kadın hastalığın daha da ilerlemesine sebep olabilir. Yani kadın hastalığın
ortaya çıkmasından sorumlu değildir.Ama. tedavinin gecikmesinde yada erken başlamasında rol
oynayabilir. Aynı şeyler ailenin diğer fertleri içinde geçerlidir. Alkoliğe en yakın kişi,hastalığı
tedavi edemez.Hiç bir doktor kendi hastalığını ya da ailesinden çok yakınlarının hastalığını
tedavi etmez.Alkolizm ilerledikçe yakınlar “AİLE” duygusal olarak daha çok etkilenmeye
başlar.Bu durumda yapılabilecek en iyi şey bu kişilerin alkoliğin durumunun daha da
kötüleşmesini önlemek için kendilerinin yardım ve tedavi aramasıdır. Ailenin iyi niyetinden
kaynaklanan hatalar inanılmaz boyutlara ulaştığı gibi tedavîyi de çok zorlaştırabilmektedir.
Her şeyden önce bilinmesi gereken şey şudur ki: Aile elinden gelen her şeyi yapsa bile
hastalığın önüne geçemeyebilir. Ancak hastalık ile ilgili gerçekleri bilir ve bazı önlemler
alırsa,tedavi şansı çok artabilir.Aslında alkolizmin tedavisinde en önemli şey bilgi eksikliğinin
giderilmesi için kararlı bir tutumla gerekli önlemlerin alınmasıdır.Temel bilgiler olmadan
yapılan müdahalelerin durumu daha da kötüleştirebileceği unutulmamalıdır. En başta
alkolizm de temel sorunun şişede değil kişide olduğu bilinmelidir. Ama iyileşme
açısından kişinin şişeden uzak durması şarttır.Bir bakıma İyileşme GOTİK BİR KEMER
yapısına benzemektedir.Yani gözle görülmeyen temeller söz konusudur. Ve bir çok kişi bu
inşaatın taşlarını koymuş olabilirler. Ancak en önemli taşı alkoliğin kendisi yerleştirmelidir.
Aksi takdirde inşaat çökebilir. Hiç kimse alkoliğin kendi yapması gereken şeyi onun yerine
yapamaz. Yani hastanın ilacını yutup iyileşmesini bekleyemezsiniz. Tedavinin kesin ve
sürekli olması için alkoliğin kendisinin karar vermesi gereklidir. Alkolik ailesini parmağında
oynatmaktadır Alkolik tekrar tekrar içerken ,aile bağırır, çağırır.yalvarır,dua eder,tehdit eder
ya da sessiz kalmayı yeğler. Ayın zamanda alkoliği doğabilecek muhtemel sonuçlardan
korumaya çalışır -Eğer alkolik küçük bir tanrı gibi davranmaya devam ediyorsa, bu
muhtemelen ailenin bu davranışlara yeteri kadar karşı çıkmamasından kaynaklanır. Kendini
üstün görme tutumu içinde alkoliğin iki temel silahı vardır. Aile bu iki silahı öğrenmediği
takdirde .alkoliğin kölesi olmaktan ve dolayısıyla kendi ruhsal dengesinin bozulmasından
kurtulamayacaktır.

 

ALKOLİĞİN SİLAHLARI

Alkoliğin birinci silahı karşısındakini kızdırmak ve onun kendisini kaybetmesine yol
açmaktır.Bu duruma düştüğü taktirde aile ya da arkadaş alkoliğe yardım etme savaşını
kaybeder.Bilinçli ya da bilinçsiz olarak alkolik ,karşısındakine KENDİNDEN NEFRET
EDİLDİĞİ imajını verir.Karşı tarafın öfkeli kızgın davranışları ise bu durumu teyit etmiş olur.
Ve böylece alkoliğin daha da fazla içmesi için gerekçe oluşturur. Tanrılar yok etmek
istediklerini önce kızdırırlar! alkoliklerde tanrı gibi davranmakta oldukça tecrübelidirler.
Kızmak sinirlenmek ona ulaşmaktaki şansınızı yok eder.
Alkoliğin ikinci silahı aileyi endişelendirmektir.Bu durumda aile aslında tedavi açısından
sadece alkoliğin kendisinin yapabileceği şeyleri onun yerine yapmak çabasına girer.örneğin
alkolik karşılıksız bir çek yazmış olabilir. Bunun sonuçlarından endişelenen aile ,çekin
karşılığını temin etme yoluna gidebilir .Bu kısa vadede sorunu çözebilir. Ancak uzun vadeli
sakıncalara yol açabilir.Şimdi alkolik ailenin her türlü problemi çözeceğini bildiği için daha
da sorumsuz davranacaktır.Bu durum alkoliğin suçluluk duygusunu da arttırır. Yani hem
sorumsuzluk hem de suçluluk duyguları ile.alkoliğin durumu daha da kötüleşecektir.Öte
yandan aile lafta onaylamadığı bir durumu,fıilen onaylamış olmaktadır. Aile hastalığı daha da
hızlandırmak istemiyorsa kızgınlık ve endişeden kurtulmalıdır.
Bunun içinde aile fertleri bu sorunlar İçin kendilerine yardımcı olabilecek birilerine başvurmalıdırlar. Doktor, hemşire gibi.
Alkolik ve ailesine yardım ve tedavi; akraba, arkadaş ve komşu çevresinin dışında aranma
lıdır. Bu yardım tercihen; bu alanda eğitim görmüş yada Al-Anon ‘un tecrübeli üyelerin
den olmalıdır, çünkü hastalık yaşam süresini 10-20 yıl azaltılabilecek kadar tehlikelidir.

ALKOLİZM BİR HASTALIKTIR

Bilmeniz, inanmanız ve kabul etmeniz gereken ilk şey Alkolizm’in bir hastalık olduğudur.
Alkoliğin yakınlarını da etkileyen bîr hastalık.
Amerikan Tıp Kurulu ve diğer başka yetkili kuruluşlar alkoliğin, denetleyemediği bir
hastalığa yakalanmış olduğunu kabul etmektedir. Alkolizm irade zayıflığı, ahlaksızlık ya da
başkalarına acı çektirme arzusundan kaynaklanmamaktadır.
Hastalıkla ilgili yeni bilimsel düşünceler, ön yargı, bilgisizlik ve batıl inançlara dayalı eski
görüşlerin yerini almış bulunmaktadır. Yeni yaklaşımın başarısını kanıtlayan en açık gösterge
Alcoholics Anonymous (AA), Al – Anon ve Alateen çerçevesinde iyileşmiş olan binlerce kişinin varlığıdır.
Alkolizm’in tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu kabul ettiğimiz zaman ondan utanmak ve korkmak için bir neden kalmamaktadır.

ALKOLİZM’LE İLGİLİ GERÇEKLERİ ÖĞRENİN

Önce, Alkolizm’le ilgili olarak zihninizde var olan bütün düşüncelerden kurtulun ve şimdi
kendinize yeni bir Öğrenme programı uygulayın.
Alkolizm konusunda araştırma ve tecrübeye dayalı bilgiler alabileceğiniz bir merkeze
başvurun , konu ile ilgili ne bulursanız okuyun.
A. A.’in herkese açık toplantılarına katılarak, çok yararlı bilgileri birinci elden edinebilirsiniz.
Bu toplantılara hiç çekinmeden katılabilirsiniz. Bu toplantılar Alkolizm konusuyla ilgilenen
herkese açıktır.

KENDİNİZE ŞİMDİ YARDIM EDİN

Yardım için beklemeyin, ailesinde alkolizm’i yaşamış olan herkes bunun yaratabileceği
duygusal baskı ve sıkıntıları ve bunlardan kurtulmanın gerekliliğini bilmektedir. Hiçbir şey
size AL-ANON Aile Grubunda bulacağınız sıcak ve candan anlayış havasını vermeyecektir.
Burada bir üyenin ifade etmiş olduğu gibi- YENİDEN YAŞAMAYI ÖĞRENECEKSİNİZ”.
Al-Anon Aile Grupları, Al-Anon ve Alateen, Alkoliklerin eş,çocuk,akraba ve arkadaşların
dan oluşmaktadır. Bütün üyeler bilgili ve anlayışlıdırlar, çünkü sizin yaşadığınız problemleri
onlar da yaşamaktadırlar. Bu kişilerle yapacağınız konuşmalar sizi rahatlatacaktır. Bu konuş
malar sizi alkolizm’in bir günah değil bir hastalık olduğu konusunda ikna edecektir. Böylece
sizin kendi tedaviniz İçin İlk adım atılmış olacaktır.

YAPILMAMASI GEREKEN BAZI ÖNEMLİ HUSUSLAR

Eğer yakınımız olan alkolik hala aktif olarak içmeye devam ediyorsa şunları yapmamaya
dikkat ederiz:

1-Alkoliğe çocuk muamelesi yapmayın,unutmaym ki başka bir hastalıkta bunu yapmanız söz
konusu olamazdı. ,

2-Ne kadar içtiğini kontrole teşebbüs etmeyiniz.

3-Saklı şişeleri aramayın.

4-İçkileri dökmeyin, alkolik her zaman yenisini bulacaktır.

5-İçki konusunda ona çıkışmayın. Alkolün etkisinde olduğu zaman onunla kesinlikle
tartışmayın.

6-Akıl vermeyin,sitem etmeyin, azarlamayın ve tartışmayın.

Eğer bunları gerçekleştirebilirseniz, zihninizi biraz rahatlatmaya doğru adım atmış olursunuz.
” Bu Uyarma”ların hepsinin sağlam gerekçeleri vardır, ve bunlara birçok kişinin tecrübelerine
dayanarak ulaşılmıştır.
Alkolikler tahminlerin çok ötesinde bir suçluluk duygusu içinde olurlar. Onlara
başarısızlıklarını , hatalarını,ihmallerini hatırlatmak hiçbir şeye yaramayacağı gibi, durum
daha da kötüleşecektir.
” Eğer beni sevseydin ” şeklinde başlayan sitemler de boşunadır. Unutmayın ki alkolizm’in
irade gücü ile kontrolü mümkün değildir. Yeminler, tehditler ve münakaşalarla bir yere
varmak söz konusu olamaz. Şunu hiç unutmayın ; Yerine getiremeyeceğiniz tehditler ‘ i
savurmayın. Kaba güç ve sertlikte işe yaramayacaktır.
Bazı hallerde işten çıkarılma, bir kaza ya da hapse düşme gibi kriz durumları, alkoliğin tedavi
için yardım istemesine yol açabilir. Bu gibi durumlarda onu korumak ya da rahatlatmak için
aşırı bir çaba sarf etmeyin. Böyle bir kriz iyileşme için gerekli olabilir. Krizin
tekrarlanmamasını önlemeye çalışmayın. Sizin önlemeye çalışacağınız bu durum alkoliğe
durumunun ciddiyetini gösterebilir. Yani kurtuluşun başlangıcı böyle bir kötülük olabilir.

ALKOLİK NE ZAMAN YARDIM İSTER

Genellikle içkiyi bırakma yönünde ilk istek ümitsiz, berbat bir dönemin sonuna rastlar. Bu,
yoğun bir içki döneminin ertesinde veya yukarıda bahsedilen krizle birlikte olabilir. İşte böyle
bir zamanda sizin alkolizm konusundaki bilgileriniz ve akıllıca yaklaşımınız işe yarayacaktır.
” Şimdi ben ne yapacağım ” şeklindeki sorusu karşısında ona bildiklerinizi anlatabilirsiniz.
Tavsiye isterse o zaman ona A. A. ya da başka bir kuruluştan söz edebilirsiniz. Ancak unut
mayın ki onu horlamak işe yaramayacaktır. Alkolik yardım almaya hazır olmalıdır. Onu
alkolik kelimesini kullanmaya da zorlamayın. ” Bir içki sorunum var ” demesi bile durumun
farkında olduğunu gösterir.
Alkolik yardım istediğini belirttiğinde, bu yardımın niteliği saptanmalıdır. Alkoliğin kendi
isteği doğrultusunda bir A. A. üyesine bu konuda danışmak uygun olabilir. Her hal’ü karda
yardım talebi alkolikten gelmeli ve yardımın türünü de o belirtmelidir. Yani her şey onun
özgür iradesi ile cereyan etmelidir. Bu arada sizde Al Anon ile yakın ilişki içinde olmalısınız.

GERİYE DÖNÜŞ

Bırakma dönemi boyunca kendinize işinizin kolay olmadığını hatırlatın. Onun için ve aile için
ani ve kesin düzelme beklemeyin. Alkolizm hastalığı uzun bir zamanda ortaya çıkar,
kurtuluşuda uzun sürer. Bu dönemde ” Kuru Sarhoşluk ” denilen ve içki ile hiç ilgisi olmayan
asabi haller ortaya çıkabilir. Sabırlı olun bazen durumun eskisinden daha kötü olduğunu
düşünebilirsiniz. Bu doğru değildir, bu aşamada hoşgörü ve sabır şarttır içki bırakıldıktan
sonra bir yıl boyunca aşırı yorgunluk durumu ortaya çıkabilir. İşleri zorlamayın kendi
aktivitelerinizi sürdürün. AL-ANON toplantılarına devam edin. İçkiyi bırakanların içkinin
ikram edildiği bir dünyada yaşamayı öğrenmesi gerekmektedir. Bu konuda aşırı koruyucu bir
tutuma girmeyin. A. A. toplantılarına fazla sık gitmesini bir kıskançlık meselesi haline dönüştürmeyin.
Çoğu alkoliğin günlük A.A. toplantılarına ihtiyacı vardır. Bu toplantıların hastalığın tedavisi
olduğunu unutmayın. Evden ve yakınlarından uzak olmasına rağmen alkoliğin bu toplantılara devam etmesini şükranla karşılayın. Ayıldığı zaman alkolik, A. A. dahil diğer aktiviteler içinzaman bulacaktır. Onu bu konuda teşvik edin. Eski içki arkadaşlıklarından ve alışkanlıklarından kurtuldukça alkolik kendisini ilgilendiren yeni şeyler bulacaktır.Bu değişim süresince sizde ayak uydurun ve AL-ANON toplantılarına katılarak başkalarına yardım edin. Böylece ikiniz içinde yeni bir hayat başlamış olacaktır.Zaman zaman her ikinizin de kötü günleri olabilecektir. Bunları ciddiye almayın, tedavi yolunda ciddi bir adım atmış olduğunuzu unutmayın. Hata yapmış olduğunuzu düşünürseniz, bu hatalarınızdan ders almayı bilin. Düş kırıklıklarınızı ve sıkıntıları geride bırakıp ileriye bakın.İzlenecek yol kolay bir yol değildir. Ancak bu yolun size ve sevdiğinize güzel şeyler vaadettiğini unutmayın.

SEVGİ VE ACIMA

Alkolizm konusunda en ciddi hatalardan biri sevgi konusundan kaynaklanmaktadır. Alkoliğe
eşinin ‘beni sevseydin içmezdin demesi tıpkı “beni sevseydin tüberküloz olmazdın” demesi
gibidir. Alkolizm bir hastalıktır .Hastalık bir durumdur,bir fiil değildir. Sevmek yardım
etmek,destek olmak demektir,ama sevmek başkası yüzünden acı çekmek,mutsuz olmak
demek değildir.Bu seven açısından bir mutsuzluk yaratır ki alkoliğin ailesi sık sık böyle bir
haksızlığa maruz kalır. Alkol bir çeşit ağrı kesicidir,bir kaçıştır,sıkıntı üzüntü ve tatsızlıkları
giderir.İçen bir süre İçin bu duygulardan kurtulmuş olur ama aynı duygular bu sefer aileye
aktarılmış olur. Ayıldığı zaman alkolik suçluluk duygusu ile ailesine bir daha içmeyeceğine
dair sözler verir ya da tersi olabilir. Ayılınca olanları konuşmak istemeyebilir.Her iki durumda
da sonuç değişmez yani alkolik içkinin sonuçlarından kaçmaya teşebbüs etmiş olur.Bu kaçışın
bedelini ise aile öder.Böyle durumlarda ise sevginin devam etmesi beklenemez.Alkolik içip
alkolün sonuçlarından kaçarken ailesini kullanmış olur.Aile ise üzücü sonuçlara katlanır.Bu
durumda acıma söz konusu olamaz.Acıma başkasının acısını paylaşmak demektir,ama başkası
yüzünden acı çekmek demek değildir.Bu durumun devam etmesi halinde sevgi tükenerek
nefrete dönüşecektir. Sevgiyi sürdürmenin tam yolu.ailenin içki nedeniyle acı çekmemeyi
öğrenmesi ve içkinin sonuçlarına katlanmayı reddetmesidir. Bir çok aile alkolizmin üzücü
sonuçlarına katlanmak,dayanmak zorunda olduğuna inanmaktadır. Bunun sonucu ise
alkolizmin daha da teşviki olmaktadır.Üstelik buna bağlı olarak aile fertlerinin ruhsal sağlığı
da bozulmaktadır. Gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek de bazı eşlerin kendi ruhsal
bozuklukları nedeniyle alkolik bir eşe ihtiyaç duymalarıdır.Bu ana,baba ya da kardeşler içinde
söz konusu olabilir.Mazoşizm hayattan zevk almak için acı çekmek ihtiyacıdır. Alkoliklerin
bazılarında mazoşizm söz konusu olabilir.Bazıları ise sadistdir ve birilerini cezalandırmak
ihtiyacındadır. Alkolikler bu amaca hizmet edebilirler.Bazıları da başkalarına hükmetmek onları
yönetmek ister.Alkolikler bu açıdan da uygun bir zemin oluştururlar.Böyle durumlarda
alkolikten önce alkolik olmayan tedavi edilmelidir.
Çoğu zaman alkolizmin tedavisi için her şeyden önce ailenin değişmesi zorunludur. Yani
değişim alkolikten önce ailesinde gerçekleşmelidir .Zira bütün ihtiyaçları aile tarafından
karşılandığı sürece alkoliğin değişmesi için bir neden olmayacaktır.Yapılan en büyük
hatalardan birisi şişeyi alkolikten saklamaktır.Şişeyi yok ederek bu gün kazandığınız savaş
yarın tekrarlanacaktır. Önemli olan alkolikte içkiyi bırakma arzusu yaratmaktır.Bunun ise bir
tek yolu vardır.Bırakın alkolik içkinin bütün sonuçlarına ve ne kadar acı olursa olsun
katlansın ve bunlardan kurtulmak için çaba sarf etmeye mecbur kalsın.Bunun için ayıkken ona
anlayışlı ve sevgi dolu yaklaşmak ama onu şişeden uzak tutmaya teşebbüs etmemek gerekir.Bu
zor bir iştir çünkü utanç-parasal sıkıntı iş kaybı geçici ayrılma gibi şeylere yol açabilir.
Her önemli hastalıkta olduğu gibi tedavi uzun sürebilir ve zaman zaman geriye dönüş olabilir.
Alkolik yeniden içmeye başlarsa “bu dünyanın sonu” demek değildir.Bu durumda aile paniğe kapılmamalıdır. Aslında bu bir avantaj bile olabilir ve böylece birinci kadehin tehlikeleri böylece
vurgulanmış olur.
Tedavi süresince rahatsız edici tutum ve davranışların hemen kaybolmasını beklememek
gerekir. Alkolik daha önce kendini içkiye kaptırdığı gibi şimdi de tedaviye kaptırabilir. Bu
özellikle AL-ANON ‘a katılma durumunda çokça görülmektedir. Alkolik bütün vaktini
düzelmiş , kurtulmuş eski alkoliklerle geçirmek isteyebilir.Bu durumda yapılacak en iyi şey eşinde
AL-ALON a katılmasıdır.Aslında alkolik ve alkolik olmayanların tedavisi beraberce sürdürülmelidir.
Aksi takdirde aile içinde bazı sorunlar çıkabilir.
Alkolizm tedavisine önce kendimizle başlayalım.Öğrenebildiğimiz kadar öğrenelim. Sözler değil
hareket ve uygulama önemlidir.

ÖZETLE ÖNERİ VE TEDBİRLER ŞUNLARDIR :

1- Bütün gerçekleri Öğrenin ve onları kendi hayatınızda uygulamaya geçirin. İşe Alkolik ile
başlamayın.

2- A.A., AL-ANON toplantılarına katılın . Mümkünse bir ruh sağlığı merkezine yada konu ile
ilgili bilgi alabileceğiniz kuruluşlara gidin .

3- Duygusal olarak etkilendiğinizi unutmayın. Tutum ve davranışlarınızı değiştirerek, tedaviyi
hızlandırabileceğinizi unutmayın.

4- Alkoliğin yararlı faaliyetlerini teşvik edin ve onlara katılın.

5- Sevginin; merhamet, disiplin ve adalet ile birlikte mümkün olduğunu ve bunlar olmadan
süremeyeceğini unutmayın.

KESİNLİKLE YAPILMAMASI GEREKEN ŞEYLER İSE ŞUNLARDIR :

1-Ayık yada içkili iken nasihat etmeyin,ders vermeyin,azarlamayın,tehdit etmeyin, sinirlen
meyin ve içkinin kötü sonuçlarını gidermeye teşebbüs etmeyin. Bunları yapmakla kendinizi
daha iyi hissedebilirsiniz ama durumu kötüleştirirsiniz.

2-Kendinizi kaybetmeyin, böylece hem kendinize zarar verirsiniz hem de ona yardım
edemezsiniz.

3-Endişelerinizden alkoliğin kendi yapması gereken şeyi onun yerine yapmak hatasına
düşmeyin.

4-Söz vermelere imkan tanımayın, bu durum sıkıntıları ertelemekten başka bir şey değildir.
Ayrıca yapılmış anlaşmalara da sadık kalın

5-Alkoliğin size yalan söylemesine izin vermeyin. Yalanlarını kabul ederseniz onu teşvik
etmiş olursunuz. Gerçek çoğu zaman acıdır ama yine de onu öğreniniz. 6-Sizi kandırmasına
izin vermeyin, böylece sorumluluktan kaçmasını önlemiş olursunuz ve ayrıca size olan
saygısını da kaybetmez.

7-Sizi sömürmesine, sizden yararlanmasına izin vermeyin aksi takdirde ona, sorumsuzluğunda
suç ortaklığı etmiş olursunuz.

8-Bütün bu söylenenleri kural olarak kabul etmeyiniz. Bunların amacı sizin kendi
değerlendirmelerinizin yanı sıra yol göstermektir. Mümkünse Al-Anon toplantılarına katılın.
Sizin de alkoliğin kendisi kadar yardıma ihtiyacınız var.

9-Hepsinden önemlisi alkolizmin ilerleyen bir hastalık olduğunu unutmayın. Şimdiden
öğrenmeye anlamaya ve tedaviyi planlamaya başlayın. Hiçbir şey yapmamak
yapabileceğiniz seçimlerin en kötüsüdür.

AL-ANON AİLE GRUPLARI

Bu gruplara kimler , neden katılır ?
Gruplara çok değişik kesimlerden çeşitli kişiler katılır: Alkoliklerin eşleri, sevgilileri,
kardeşleri,çocukları ve ana babaları. Alkolikle ilişkimiz ne olursa olsun bizi birbirimize
bağlayan ortak bir nokta vardır.Bir başkasının içki içmesi bizim hayatımızı ciddi bir biçimde
etkilemiştir.
Bu gruplarda biz,tecrübe,güç ve ümitlerimizi paylaşmak için toplanırız. Büyük bir olasılıkla
bu gruplarda sizinkine çok benzeyen durumlar olduğunu duyacaksınız. Olaylar aynı olmasa
bile, alkolizmin hayatınız üzerindeki etkileri ile ilgili duygularımızı paylaşırız. Toplantılarda
bir şey söylemek, konuşmak zorunda değilsiniz.Genellikle toplantılarda soru sormak ya da
fikir bildirmek isteyenleri yönlendirecek bir grup lideri olmaktadır. Toplantılarda,gizlilik
ilkesine uyulmaktadır.Birbirimize ilk isimlerimizle yada isimlerimizin baş harfleriyle hitab
ederiz.Bu toplantılarda rastladığımız kişiler yada duyduklarımız hakkında dışarda konuşmayız.
Bu bir dini toplantı değildir .Toplantılarımız hangi dinden olursa olsun herkese açıktır ve dini
tartışmalardan uzak durmaya çalışır.Bu toplantıların temelini oluşturan düşünce,
sorunlarımızın çözümünde kendimizden daha yüce bir gücün desteğini aramak şeklindedir.Bu
yüce gücün ne olduğuna herkes kendi inançları doğrultusunda karar vermektedir.

Merhaba, ben bir Al-Anonum;
Eşimin alkol aldığını, evliliğimizin ilk haftasında öğrendim. Çok üzüldüm Aklıma ilk gelen
babamın bana söylediği söz oldu. Eşimle komşu köylerdendik. Babamın, babaannesi
onların köydenmiş. Bana görücü geldiklerinde, babam onları iyi tanıdığını, iyi bir aile
olduklarım fakat içkiyi sevdiklerini söylemiş ve kararı bana bırakmıştı. Bir yıl
arkadaşlığımız, bir yıl da nişanlılığımız sürdü. Bu sürede ne içki içtiğini gördüm. Ne de duydum.
Ben ailemde hiç içki içen görmedim. İçkiyi haram, insanlara zarar verdiği için Allah’ in
yasak ettiği içecek olarak biliyordum. İlk yıllar eşime içki içmemesi için yalvardım. Sonra
tartıştım, küstüm, ağladım, kavga ettim ama hiçbirisi çözüm değildi. Sevdiklerimden
yardım istedim. Eşimin en yakınları iki dayısı çok uğraştılar. Ayrı şehirlerde olmamıza
rağmen sık, sık arayarak, yanlış yaptığını, onu çok sevdiklerini, zaman, zaman kızdıklarını
söylediler. Hatta dayısı ” Yeter artık uçağa atlayıp geleceğim, onun ağzını, burnunu
kıracağım” dedi. Bu sefer bana ” Her şeyi yapan sensin, ailende hiçbir şey görmemişsin, beni de onlara benzetmeye çalışma ” dedi. Doğrumuydu acaba , problem bende miydi?
İçki içen biriyle yaşamayı bilmiyordum. Böyle bir gecede oturduğum ilin radyosunda A.A’
yi duydum. Telefon numarasını ve adresini yazdım. Gitmeliydim. Ben de bunu
istiyordum. Ayık bir zamanında eşime, içkiyle problem yaşadığımızı, böyle bir kuruluşun
olduğunu, gitmek istediğimi söyledim. Kahkahalarla güldü Akşam içme nedeni de bu oldu
Telefon numaralarını yırtıp attı, “Gidersen ayaklarını kırarım” dedi. Çok korkmuştum.
Yapacağım tek şey vardı. Her zamankinden daha fazla dua etmek,
Yıllar geçti. İki tane kızımız oldu. Çocuklar büyüdüler. Biz hep beraber eşimin içkisi kadar
dışarıda kalmasından da şikayet eder olmuştuk. Bize ayıracak zamanı yok denilecek kadar
azdı. Bu çocukları da çok etkiliyordu. Sanırım küçük kızım 4 yaşlarındaydı. Eşimin komiser
olan dayısının pasaportu yenilenecekti. Doğum yerinin oturduğumuz il olması nedeni ile
buraya gelmesi gerekiyormuş. Küçük kızım bizimle gelmişti Çok yoruldu. İşler henüz
bitmemişti Tanıdığımız bir dolmuşla onu eve gönderdim. Eve döndüğümde kızım,” keşke
babam o amca olsa, beni öne bindiriyor, içki içmiyor, evine de gidiyormuş. Sen neden öyle
baba almadın” dedi. Bu sözler yüreğimi delip geçti. Çok ağladım. Dilimin döndüğünce ona
bîr şeyler anlatmaya çalıştım. Alt katta oturan aynı zamanda eğitimci olan komşum ile bu
konuyu paylaştım. Çocuklar haklılar dedi., benim oğlum da ” bana evde oturan baba
alalım “demişti. Babası parti peşinde koşuyordu. ” Kendini bu kadar üzme” dedi. komşum.
Bir Pazar günüydü. Kızımın söylediklerini eşime anlattım. Yüzü kızardı. Üzüldü. Bir sürü
mazeret söyleyip, bir arabamız olursa her şeyin farklı olacağını söyledi O’ da bu halinden
memnun değilmiş. İlk kez İtiraf etti. Baş köşelere koyduğu içkisine söz söylemeye başladı. Bu
bizim için bir umuttu. Kısa bir zaman sonra araba aldık. Fakat sorunlar ikiye katladı, Maddi,
manevi, eşim verdiği hiçbir sözü tutmamış, alkol hala bizimleydi. Günlerden Cumartesi günü
beni aradı. Bir şeyler hazırlamamı söyledi. Çanakkale’ ye gidecekmiş. Yüreğim sızladı; kimle
Biz de çalışan iki çocuk ve yan dükkandan gençlerle zamansız olduğunu, verdiği sözleri
hatırlamasını istedim. Kızdı. Telefonu kapattı. Her zamanki korkularım yine başlamıştı. Akşam
9.00 da yine aradı, “geliyorum “2 yi 10 geçe geldi. Arabayı zor park etti. Beşinci katta
oturuyoruz. Yukarıya çıktı. Daha kapıda, “Bir şeyler hazırlamadın mı 3.30 da gidiyoruz.”
Dedi. ” Hayır Bu halinle hiçbir yere gidemezsin. Dinlenmen lazım dedim. O gideceğim. Ben
gitmeyeceksin diyordum. Tartıştık, Çocuklar uyandı. Kahroluyordum. Onların gözü önünde
beni dışarıya attı. Daha önce böyle bir şey olmamıştı. Ne yapmalıydım? “Allah’ım önce eşime,
sonra çocuklarıma ve bana yardım et ” diye dua ettim. Üçüncü katta büyük kızımın ilkokul
öğretmeni oturuyordu. Onun kapısını çaldım. Şaşırmıştı. Ne olduğunu sordu, ağlamaktan
konuşamıyordum.
O sırada çocukların ağlama seslerini duydum. Beni istedikleri için onları da dışarıya atmış.
Bu arada evin beyine ona yardım etmesini söyledim. Delirmiş gibiydi. Sağ olsun bakmaya
gitti. Birlikte aşağıya geldiler. Orada her şeyin benden kaynaklandığını söyledi. Her şeyi
bitirdi. Çocukları paylaştırdı. Büyük kızım öğretmeninin yardımıyla bir şeyler anlamıştı.,
küçük kızım ben hepinizi istiyorum diye ağlayarak bana sarıldı. Titriyordu.
Eşim babasız büyüdüğü için çocuklara dayanamazdı. O haliyle bile bunu fark etti. Hadi
eve gidiyoruz dedi. Evimize çıktık. Ben içimden sürekli dua ediyordum. Gideceğini söyledi.
Ben zaman kazanmak için bir şeyler hazırlayayım dedim. Belki sızıp kalırdı. Diye
düşündüm. “İstemiyorum ” dedi ve gitti. Ne yapmalıydım? Aklıma gelen 155 oldu. Daha
önce böyle bîr şey yapmamıştım. Bu güne kadar gereksinmem de olmamıştı. Yinede bir
engel vardı. Telefonumuz kapalıydı. Tüm cesaretimi toplayarak bu son şansımı kullanmak için az önceki komşuma gittim. Eşimin gittiğini, polisi arayacağımı söyledim. O da karar
senin ama ben olsaydım yapmazdım. Seni bu saatte perişan eden adama, hala yardım etmek
istiyorsun. Bırak ne hali varsa görsün dedi. Ama o benim çocuklarımın babası diyebildim.
Titreyen ellerimle 155′ i aradım. Eşimin çok alkollü olduğunu, evde tartışma çıkardığını,
o haliyle Çanakkale’ ye gideceğini anlattım. Arabanın plakasını sordular. hatırlayamadım.
rengini, markasını ve çocuklarla buluşacağı yerin adresini söyledim. Evime geri geldim.
Kafam çok karışıktı. İyimi yapmıştım, kötümü ? önce sakinleşmeliydim. Allah’a dua
ettim. Çocuklarıma da sakın olmalarını ve babaları için dua etmelerini söyledim. Allah’ın her
zaman olduğu gibi bize yardım edeceğini, yarın her şeyin daha güzel olacağını söyledim.
Zaman geçmişti. Sabah ezanı okunuyordu. Namazımı kıldım. Kapı açıldı, eşim söylenerek
içeriye girdi. ” Bana bunu da yaptın” dedi. Ben gayet sakin ne olduğunu sordum. Polislerin
arabasını bağladıklarını ve ehliyetini aldıklarını söyledi. ” Eğer sen engel olmasaydın ben
çoktan gitmiş olacaktım. Bunlarda başıma gelmeyecekti ” dedi kısa bir süre sonra oturduğu
yerde sızıp kaldı.
Sabah 8.30 gibi hiç konuşmadan evden çıktı. Küçük kızım uyuyor, büyük kızım ise
kalkmıştı. Benimle konuşmak istediğini söyledi . Akşam olanların çok kötü olduğunu
söyledi ” Anne sen öl, çünkü cennete gidersin ve orada rahat edersin. Ya da anneanneme git,
ben kardeşime bakarım, okulum bitince seni alırım, kardeşimi de okuturum.” dedi.
Yüreğim parçalanmıştı. 12 yaşında bir çocuk bunları mı söylemeliydi? Göz yaşlarım yağmur
gibi dökülüyordu. Ben ölürsem olmaz. Siz daha anne çocuğusunuz. Bana ihtiyacınız var
.Anneannenize gelince ben orada sizler olmadan yapamam senin okulun var. Kardeşininde 2
yıl sonra okulu başlayacak sizin iyi eğitim almanızı istiyorum, bulunduğumuz yer oraya göre
farklı diyerek ona düşündüklerimi açıkladım. Haklısın anneciğim diyerek boynuma sarıldı.
Kalbi yerinden fırlayacak gibiydi.
Eşim AA’ yi ona söylediğimden 4 yıl sonra kabul etti. Beni kendisi gönderdi. Benden 10 gün
sonra O da gelmeye başladı. Artık benim bütün günlerim farklı oldu. Eşim 21 aylık ayık
Nefret sözcüğünü hiç sevmem ama içkiden nefret ediyorum. Eşim hala içkiyi sevdiğini fakat
içemeyeceğini bildiğini söylüyor. İnşallah böyle devam ederiz. Rabbim herkesle birlikte
bizimde yardımcımız. Olsun. Önce Allah’a sonra A.A’ yi kuranlara, A.A dostlarıma ve hala
alkolden acı çekenlere dua ediyorum. Bu günümüze şükürler olsun.

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir