"Enter"a basıp içeriğe geçin

Başkan’dan Mesaj

Adım Yavuz, ben bir bağımlıyım . .
Asker bir baba ve ev hanımı bir annenin 5 çocuğundan biriyim. İstanbul’ da büyüdüm,
okudum, evlendim ve alkol bağımlısı oldum! Çocukluğum, gençliğim çok zor şartlarda geçti,
babam, amcalarım, dayım ve diğer 2 erkek kardeşim alkol problemi yaşayan insanlar.
Maddi şartlar kısıtlıydı, anne ve babam bize verecek sevgiyi, motivasyonu, değeri sanıyorum
bilmedikleri için veya bildikleri kadar verebildiler. Toplumsal, dini, gelenekçi baskılar daha
ilk yaşlarımdan itibaren beni memnun etmezdi.
Ayıp,yasak, günah, yakar, yıkar çarpılırsın v.s. lafları beni deli etmeye yeterdi. Oysa bunların
yerine seçenekleri anlatıp tercih yapma özgürlüğünü ve sorumluluğunu vermelerini ne kadar
isterdim, neyse ki artık geçmiş değiştirilemez ve kabul etmek durumundayım.
İlk içkimi ilkokula başlamadan semtteki arkadaşlarımın dışlamamaları adına içmiştim, tabi ki
ilk sigaramı da.. O yıllarda annemin ishal olduğumda iyi gelir diye çay bardağıyla rakı
içirmesini o kadar net hatırlıyorum ki!
Alkolizmin % 76 gibi yüksek oranda genetik olduğunu duyunca bingo demiştim. Şimdi
biliyorum ki bağımlılık bir hastalık ve sadece durdurulabiliyor, önemli olan uyuyan aslanı
uyandırmamak- yani hiç başlamamak.
Ortaokul ve lise çağlarımda kopuşlarım eve gidemeyişlerim oldu, ama ben asla alkolik
değildim!!! olamazdım!!
Alkolik köprü altına düşmüş, elinde köpek öldüren şarap olan saçı sakalı karışmış tip
demekti,ben ise asla öyle değildim ve olamazdım.
Üniversiteyi nasıl bitirdim, Şırnak’ta yedek subay olarak vatani görevimi nasıl yaptım, hala
dehşetle düşünürüm..
Üstüne üstlük çok sevdiğim kişiyle evlenip çocuklarımın olması, kendi işimi kurup çok
paralar kazanmam asla alkolik olmamı düşündüremezdi bana.
Fakat maalesef hayatımda her şey iyiye giderken alkolün dozunu artırdığımı, toleransımın
gittikçe yükseldiğini fark ettiğimde sanırım iş işten geçmişti. Akşamları nerede nasıl içtiğimi,
paramın nasıl bittiğini, eve nasıl geldiğimi ve acı olan altımı ıslatmalarımın tehlike çanlarını
nasıl çaldığını anlayamamış duyamamıştım. Eşimin ve annemin alkolü bırakmam için nasıl
çabaladıklarını da fark etmemiştim. Aksine onlara alkolik olmadığımı ispatlamak için ne
cambazlıklar yapıyordum. Çok öfkeliydim, dünyada her şey, herkes kötüydü-ben hariç-!!
Neden savaşlar vardı? Neden insanlar açtı? Neden doğaya böyle acımasız davranılıyordu?
Neden insanlar bu kadar bencildi? Neden ben bir türlü huzurlu olamıyordum ve en kötüsü
Tanrı neredeydi? Neden bütün bunlara izin veriyordu? Alkol masalarında hükümetleri
deviriyor, yeni hükümetler kuruyordum, Amerikan başkanını değiştiriyor, Beşiktaş’ın
şampiyon olması için neler yapmıyordum!.. Bu arada ailemden kopmuş, evde ne yer ne
içerler, çocuklarım nasıl büyüyor, nerede okuyorlar, ekmek kaç para??? v.s. v.s. ilgilenmez,
ilgilenemez olmuştum. 90 yılında körfez savaşı çıktığında benim işim fena bozulmuştu, tabii ki bunu da alkolümü arttırmak için bahane olarak kullanmış, zavallı BEN, kurban rolüne
bürünüvermiştim. Alkol artık sanki yaşam sıvım olmuştu, onsuz yürüyemiyor, tuvalete
gidemiyor, insanlarla konuşamıyordum. İlk hastane tedavimi bu sırada  gördüm.
Burada da yaşamıma etki edecek bir bağımlılığım daha oldu, hastaneye alkol tedavisi için
girmiş ama hap bağımlısı olarak çıkmıştım!!! Verdikleri ilaçlar kafamı öyle hale getiriyordu
ki, bir müddet alkol isteğim olmadı fakat ben bir bağımlıydım ve ilaçları çok fazla arttırmama
rağmen yetmiyordu, 8 ay sonra tekrar alkole döndüm. Çünkü tedavi bana nasıl yaşayacağımı,
bu öfkeyi nasıl yok edeceğimi, insanlarla nasıl iletişim kuracağımı, yaşamın şartlarını nasıl
kabul edeceğimi kısaca NASIL AYIK YAŞAYACAĞIMI öğretememişti.
Bu arada İstanbul trafiğinde hiç ayık araba kullanmadığımı da belirtmek istiyorum ve hiç
trafik cezasına çarptırılmadığımı. İyi yürekli Trafik polisi ağabeyler beni hep idare
etmişlerdi!! Buradan onlara da iyi niyetleri için çok teşekkür ediyorum ama bunun aslında
iyiliğime değil kötülüğüme olduğunu, o vaziyette araba kullanarak hem kendi canımı hem de
başkalarınınkini tehlikeye attığımı önemle ifade ediyorum. Ne olur sarhoş sürücülere iyilik!!
Yapmayın lütfen.
Hastane tedavimin başarısızlığından sonra her şey daha kötüye gitmeye başlamıştı, ailemi,
işimi, dostlarımı, paramı, arabamı, evimi ve şehrimi kaybetmiştim. Ayık kalabilmem için
annem ve eşim akıl almaz derecede uğraşmışlar fakat doğal olarak başarılı olamamışlardı,
çünkü bir alkoliği hiçbir insan gücü ayıltamazdı. Sanırım fare bacağı, kurbağa bacağı,
büyüler, muskalar, antabüs adlı deli ilaç, tehditler v.s. bilebildiklerim veya anlatılanlar şimdi
bunlara kahkahalarla gülüyoruz.
Sonunda annem beni başka şehre göç ettirdi, ama orda da en kısa sürede rezilliklerimle onu
bıktırdım oradan başka şehre.. Bu arada canlı canlı yangın tehlikesi geçirdim, hapishaneye
girmeye ramak kalan olaylara karıştım..
En sonunda annemi kırarak da olsa kendimden uzaklaştırdım. Çünkü iyilik adına bana büyük
kötülük yapıyordu, içkimi-sigaramı alıyor, çalışmama engel oluyordu tabi ki bunu sevgi
adına, korumak adına yapıyordu ama az kalsın ölüyordum. O gidince de çok sıkıntı çektim,
izmarit topladım, aç kaldım ta ki bir gün BİR EL BANA YETER ARTIK GEÇ BU TARAFA
DİYENE KADAR.. Çok şükür o günden bu yana ayığım, bu 10 sene önceydi. 15 seneden
fazla destek gruplarının toplantılarına katıldım, kitaplar okudum ve diğer alkoliklere yardım
etmeye çalıştım çünkü bu bana iyi geliyordu, ayıklığıma inanılmaz yardımcı oluyordu..
En sonunda şehrime-İstanbul’uma dönme zamanı gelmişti, baba ocağına döndüm ve oraya
çok yakın olan halk dilinde ki Çapa Hastanesinde ki toplantılara katılmaya başladım. Tam o
sırada psikiyatri bölümünde BAĞIMLILIK DANIŞMANLIĞI eğitimi başlamıştı, 2 yıl süren
bu eğitimi aldım. Sürekli diğer bağımlılarla çalışmaya devam ediyordum binlerce alkolik ve
madde bağımlısına ulaştım, bu bana inanılmaz tecrübe ve bilgi sağladı.
En umutsuz denilen bağımlılara umut olmaya çalıştım. Başarının sırrı “damdan düşenin
halinden anlamak” sanırım. Onları yargılamadan, eleştirmeden anladığımı hissettirerek ve en
önemlisi yüreğimle dinlediğim için tepkiler çok olumlu oluyor ve kısa sürede iyileşmeye
geçiyorlar. Bunu kısıtlı imkanlarımla yapmaya çalışıyorum, umarım bu danışmanlık daha çok
önem kazanır ve iyileşmede ki en önemli ayak sağlanmış olur. Çünkü bu ömür boyu süren bir hastalık ve disiplinli bir yaşam biçimi gerekiyor, bunu da grup toplantıları yaparak, birebir
görüşerek yapmaya çalışıyorum.
Burada alkolik yakınlarına önemli sorumluluk ve bilinç gerektiğine inanıyorum. Şu
unutulmamalı ki -HİÇ BİR BAĞIMLI KULLANDIĞI MADDEYİ KENDİ İSTEĞİ İLE
BIRAKMAK İSTEMEZ- yakınların muhakkak devreye girmesi ve bazı taktiksel uygulamaları
yapması gerekiyor, başarımın sırrı burada!
Lütfen umutsuzluğa kapılmayınız, iyileşemeyecek bir bağımlı olduğuna inanmıyorum, eğer
ciddi iş birliği içerisine girilirse.
Ben canlı canlı mezardan çıkmış birisi olarak huzurlu ve sağlıklı bir yaşam sürüyorum..
BEN YAPABİLDİYSEM HERKES YAPABİLİR.
Ayık, huzurlu, sevgi dolu günler diliyorum.